Türkler.. Tarihi bir bölgenin değil dünyanın her tarafına yayılmış tek ırk. Öyle mi? Şu anlık düşünürsek öyle.
Türkler tarihî olarak birçok yerde kültürünü ve insanlarını bırakmış bir millet.
Hindistan’da, Rusya’da, Avrupa’da, Arap topraklarında bu görülüyor.
En çok soydaşımızın ve Türklüğün en büyük merkezlerinden olan Rusya’nın içindeki özerk devletlerin Türk soylu olması tesadüfî değildir.
Türk ırkının bıraktığı dini ve kültür mirâsı elbette azımsanmayacak derecededir.
Fakat solcular ve Türk islâm sentezcileri bunu inkâr ederler.
“Orada Türk yok! Soydaşlarımız yok! Bırakın Rusya’yı, bırakın gâvur Türkleri” diye propaganda sürdürürler. Komünistler hele ikiyüzlülük yaparlar. Türklerin varlığını inkâr ederler.
“Rusya’da Türk yok, bu ırkçı Türklerin uydurması” derler, oysa Türkler tarihî boyunca orada büyük devletler kurmuş bir ırktır. Orada bıraktığı nüfus hâlâ daha bugün bile yaşamaktadır.
Türk ırkının ikinci medeniyet ailesi ve tarihî oradadır. Kurduğu Altınorda, kırım gibi hanlıklar tarihî boyunca adını andırmıştır.
Bu mirası elbette komünistler yok sayacaklardı. Çünkü kendi inandıkları inancın peygamberleri olan Stalin gibi kişiler Türklerin haklarını yok sayacak ve soykırım yapacaktı.
İslâmcılar peki?
Neden yok sayıyor? Onlar çünkü Turancı değiller. Konun Turancılıkla da alâkası yok. Burada ideolojik bir konu söz konusu bile değil. Ama buna dönüştürdüler. Oysa Türkler hep orada varlar ve var olacaklardır elbet.
Türk ırkı, Rusya’ya sonradan yerleştirilmedi zâten varlardı! Rusların bir büyük ülkesi yokken, Türklerin Rusya steplerinde ülkesi vardı.
İslâmcılar, neden reddediyor konusuna gelince ise onlar da Türk ırkının bağlarını koparmaya çalışıyorlar. Müslüman olmayan Türk’ü yok sayıyorlar. Müslüman Türk’ü de yok sayıyorlar. Ama başka ırktan olan slavik çeçenleri sahipleniyorlar.
Dinde bile öyle bir ırkçılık vardır ki, din herkesin dinidir ama onu yok olmaktan kurtaran Türk’ün dini değildir.
Türk Müslüman olsa dahi her zaman dışlanır.
2. Dünya Savaşı'nda Almanların ve Japonların bu Türk dünyasını kullanmak istemeleri meselâ ilginç bir konudur.
Çünkü Rusya’yı ve Orta Asya’yı hakimiyetin altına almak istiyorsan Türk bölgelerini de yönetmen gerekir.
Türkiye’ye karşı Almanların Türk dünyası çağrısını unutmayın. Türkleri, Ruslara karşı kullanmak istediler. Belki Rusya tarafından ezilmiş belli bir grubu kullanabildiler ama çoğu katılmadı hatta Rusya için savaştılar.
Türkiye ise bu durumda asla taviz vermedi ve kendi ırkdaşları için Almanya’ya “Böyle bir işe girişirsek, Stalin Türklere soykırım yapar” diyerek aslında Stalin’in ne kadar gaddar biri olduğunu kastetmiştir.
Çünkü zâten Türkler zulüm görüyordu ama soykırım yapılması tehlikesi vardı. Türkiye ırkdaşlarını iyi korudu.
Türkler zulüm görseler bile Almanlara ve Japonlar yanaşmadılar. Irk görün be! Adam gibi adam bir ırk!
Şunu da unutmayalım: Rus iç savaşı’nda Müslüman Kızılordu ile birlikte savaşanlar kimdi? Türkler değil miydi?
Vahidov, komünizm gelsin diye şehit olmamış mıydı?
Ruslar Vahidov’a verilen sözleri ölümünden sonra tutmadılar. Galiyev’i ise tehdit olarak gördüler. Galiyev, Sovyet Rusya tarafından ezilmiş Türkleri tek çatı altında toplamak istedi. En azından birkaç devleti birleştirip bir güç oluşturmak istedi fakat bu devletler başarılı olamadı.
Millî Komünizm böylelikle hayata geçmiş oldu. O zamanki devrimci Türkler, Sovyetlerinde Çarlığın yan modeli olduklarını bilmiyorlardı.
Galiyev sözünde şöyle demişti: “Sovyet komünizmi, Rus ırkçılığına bürünüyor”
Haklıydı da.
Galiyev, Türklerin haklını savundu ve Türklük için öldü. “Ama o komünistti! Komünistlere inandı! Komünist pislik!” diyenlere soruyorum, hayatını Türklüğü savunmak için feda eden adama bunu diyecek vicdanı nereden buluyorsunuz.
Galiyev, sosyalist düşüncelerle Türkçülüğü yorumlamış olabilir ama kimse onun yerinde böyle işe kalkışmaya yeltenmezdi. “Ruslara yalakalık yaptı ama!” diyecekler, yapsa atılır mıydı?
“Ama ruslara inandı!” diyecekler, ne yapsaydı? Yani ne yapabilirdi. Tek argumanları bunlar. Saçmalık yani. 5 yaşındaki çocuk aklıyla arguman öğretiyorlar.
Başkurt devletinin kurucusu Zeki Velidi Togan bile Sovyetlerle baş edemedi. İdil-Ural devlet başkanı Sadri Maksudi Arsal da öyle.
Galiyev bu yüzden farklıdır. O sistem içerisinde Türklerin hakkını savunmuş biridir.
O yüzden Türklerin saygısını hak etmiştir.
Ondan sonra Millî Komünist çizgide olan Turar Rıskulov’u da anmadan geçemeyeceğim.
Hangi ideolojiden olursa olsun Türk atalarına saygı gösterilmelidir.
Türklük, her ideolojiden üstündür. Türklük, Türklük.. Hayattaki tek yaşama sebebim.
Bu noktada, liberal ya da ırkçı Türkçüleri anmayacak mıyız? Evet anacağız. Hatıratı telef edilen RIza Nur’dan, Atsız’a, Zeki Velidi Togan vs hepsi anılmalıdır.
Atsız’ı andığım için bana laf edecek solcu ve Atatürkçüler önce andıkları terör sevicilerini bıraksınlar.
Atsız, Kemalizm karşıtı olabilir. Rıza Nur, Atatürk’le derdi olabilir ama Atatürk için övgüler dizip, onu en kapsamlı Türk tarihi eseri olan “Türk Tarihi” eserinde Atatürk’e özel bölümler ayırmıştır.
Hangi ideolojiye mensup olursa olsun Türklük bilincini ve sevgini kaybetmeyen kahramanlara selâm olsun!
Bugün, herkes her şey oluyor ama Türk olamıyorlar. Türk’ü sevemiyorlar, Türk olmayı kabullenmiyorlar.
Şeytana bile tapıyorlar, ama Türklüğü hor görüyorlar!
Aklıma Togan’ın bir sözü geldi. Tam hatırlayamadığım için şöyle nakledicem; İslâmın düşmanı Ebu Cehil’in bile gerçek adı Hişam’ı çocuklarına isim olarak veriyorlar ama Türk isimlerini vermeyi kâfirlik olarak görüyorlar!
Burada Türklüğe gönül vermiş, Türkçülüğün babaları:
İsmail Gaspıralı, Ali Suavi, Şinasi, A. Vekif Paşa, M. Celaeddin Paşa (Nâzım Hikmet’in dedesi),
Ahmet Cevdet Paşa, Şıpka Kahramanı Mareşal Süleyman Paşa
Ali Hüseyinzade, Vahidov, Mirsaid Sultangaliyev, Turar Rıskoluv,
Mehmet Emin Yurdakul, Yusuf Akçura, Ziya Gökalp, Sadri Maksudi, Ahmet Ağaoğlu, Hamdi Suphi Tanrıöver, Zeki Velidi Togan, Rıza Nur,
Mahmut Esat Bozkurt, Nihal Atsız, Reha Oğuz Türkkan, Nejdet Sançar.
İlk Türkolog Necip Âsım, Veled Çelebi.
İlk Türkçü partiyi kuran Ahmet Ferik Tek, Yusuf Akçura ve Mustafa Suphi (sonra kendisi komünist olup Millî Komünizmin fikir babası Galiyev’in sekteri olacaktır)
Türkçülüğün babası Yusuf Akçura ve Ziya Gökalp.
Burada sayacağımız bir sürü kişi var ama en önemlileri bunlardı.
Hepsini saygıyla..
Yaptıkları yanlışlar olabilir, düşünceleri ters gelebilir ama Türklüğün sevgisini kalbinde hissetmiş kişileri asla bir kenara atamayız.
Yorumlar
Yorum Gönder