Türkçülük, Türkçülük.. Türkçülüğü bir gözden geçirelim.
Türkçülük ilk sistematik bir şekilde Yusuf Akçura’nın “Üç Tarz-ı Siyaset” makalesiyle ortaya çıktı. Ondan önce dağınık fikirler vardı. Önceden söylediğim gibi, İsmail Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” çağrısı Türkçülüğün ilk çağrısı kabul edilebilir.
Kırım Tatarı olan Gaspıralı, hakları elinden alınan ve ezilen Türklere birlik çağrısı yaptı. Bunu yaparken dinî de kullandı. Çünkü o zamanlar din en önemli araçlardan biriydi. Bu normal görülecek bir şey.
Sonrasından gelen figürler ise Türkçülüğü lâiklik kıvamına oturtmuşlar ama dinî duyguları arka plana atmamışlardır.
Türkçülerin genelde Rusya Çarlığı topraklarında yetişmeleri tesadüf değildir. Oradaki Türklerin hakları çiğneniyor ve Türklere zulüm ediliyordu. Ve bu bir fikri doğurdu: Türkçülük ya da Gaspıralı’nın görüşüne verdiğimiz adıyla Cedidçilik.
İlk Türkçüler ırkçı değillerdi. İkinci evre Türkçüleri de öyle. Üçüncü evre Türkçüleri dediğim M. Esat Bozkurt ve Atsız gibi kişilikler ırkçıydılar. Zeki Velidî Togan’da öyleydi.
O zamanki Türkçülerin hepsinin ortak bir noktası vardı: II. Abdülhamid. Onun iktidarına karşıydılar. Çünkü sultan’ın kurmak istediği ve hedeflediği gaye Türkçülük değil Osmanlıcılık ideolojisiydi. Bu fikir ile dağılan Osmanlı’yı kurtaracağını düşünüyordu.
Fakat bu etki etmedi. Türklerin hezimeti ile sonuçlandı.
İslâmcılık ve Osmanlıcılık ideolojisi tutmadı. II. Abdülhamid, Osmanlı’yı yaşatmak için ne yaptıysa olmadı. İmparatorluk parçalara bölündü.
II. Abdülhamid hakkında burada övgüler dizmediğim gibi, ona Kızıl Sultan hitabını da yakıştırmıyorum. Çünkü biri hakkında normal bir konuşma bile yapsan, hemen biri “Sen Osmanlıcısın!” diyor.
Bunu diyende Atatürkçü. Kendisi terör örgütü hayranlarını profil yapmış ama bize laf ediyor.
En azından ben II. Abdülhamid hakkında iyi konuşmuşum, terör örgütü ile ilgili değil!
“Ama sen biliyor musun ki, Abdülhamid neler yaptı halka!” diyecekler, evet biliyorum. Ama şu bir doğrudur ki İmparatorluğu yaşatmak istedi. Yaptığı büyük yanlışları var diye hain ilân edilemez.
Biri hain ilân edilecekse Vahdettin olmalıdır.
Ondan sonra Üç Paşalar devri var. Enver, Tâlât, Cemâl Paşalar. Bunlara pek girmeyeceğim lâkin bunların Türkçü olmadığını da izâh etmek de fayda var. Kendileri İslâmcı-Osmanlıcı bir çizgide gidiyorlardı.
Yukarıda nükte de anlattığım gibi, ilk iktidarı ele aldıklarında bunu göreceğiz zâten.
Hattâ II. Abdülhamid gibi İttihat ve Terakki’de Türkçüler üzerinde baskı kurduğu zamanlar oldu.
Ama nedense hep bir taraf tutma meselesi olduğundan gerçekleri asla konuşamıyoruz.
İlla gerçekleri konuşmak için taraf olmamız gerekiyormuş!
Yaptıkları en iyi şey Ermenileri ülkeden sürmek olmuştu. Ama sonrasında gelen Kürt nüfusu onların yerine o bölgeyi doldurdu.
İttihatçılar hemen bana saldıracak şimdi. Kendileri ittihatçılar hakkında bir bilgi edinmezler, kitap okumazlar ama ağızları lafa gelince pabuç gibidir. Bide bildiklerini zannederler. Emindirler. Gerçeği kanıtı ile sunsan bile öyledirler.
Bu komünistler, siyasal islâmcılar, Atatürkçüler için baya geçerlidir. Kendi dogmatik yapılarını ve inançlarını asla değiştiremiyorlar.
Komünistler, Stalin Allah bir dese, onlar buna yine inanmaz. Komünistler, Stalin onları idam etse, “Stalin haklı” derler. Öyle bir kafa yapısına sahipler. Komünizmi şirin mi şirin, halkların kardeşliği sanıyorlar.
Komünizm, o kendi eleştirdiği Faşisizm’den beter bir şeydir.
Ayrıca eleştirdikleri SS bile Sovyetlerde tıpa tıpı vardır. Tabiî burada ırkî değil siyasî bir amaç vardır.
Bide bu komünistler, her gördüklerine faşist derler. Kemalistlere, Millîyetçilere ve Nasyonal Sosyalistlere, vb.. Oysa Faşist özel bir isimdir. İtalya’nın bir partisidir. Yandaşları kendilerine Faşist derler.
Faşizm bir devlet otoritesidir. Irkları ayırmaz. Oysa nasyonal sosyalizm bundan ayrılır. Irk temellidir.
Kendi uydurdukları şeylere Stalin bile inanmıyor ama komünistler inanıyor.
Bunlar aynı Kadir Mısıroğlu gibiler, bir videosunda Mısıroğlu “Stalin emretti, kumlara Ayet’el Kürsi okutup Alman ordusunun üzerine serpin diye” diyor, buna inanlar var. Bu komünistler de aynıdır.
Onlar da buna inanıyorlar ama sırf tepki çekerler diye söylemiyorlar, bilmiyoruz sanki.
Sonra gelgelelim bir sonrakilere, Kenan Evren hakkında Türkçü diyenler var. Kenan Evren Türkçü falan değildi. Kemalist hiç değildi. Atatürkçüydü.
Onun yaptığı yanlışlar, zincirleme olarak Siyasal İslâmın yükselmesine sebebiyet verdi.
Onun hakkında pek bir detaya inmek istemiyorum ama şunu söyleyim 12 Eylül Darbesi ne kadar doğruydu? Yapılma sebebi doğru olabilirdi ama burada şunu sormak gerekir, çözdünüz mü?
Sağ-Sol kavgası bitti evet ama diğer tüm sorunlar çözebildiniz mi? Hayır. Çözülmedi.
Atatürk..
Her çekişmenin ortasında olan bir adam. Ülkenin kurucusu.
Herkes ona saygı gösterir gibi davranıp, alttan alttan laf atarlar.
Asla fikirlerini, eserlerini anlayamazlar sadece onu sömürürler.
Atatürk, kendi kurduğu ve modernleştirdiği ülkede sömürüldü ve hor görüldü.
Türk ırkını sömürülmekten kurtaran adamı sömürdüler!
Tüm fikirleri önce yok edildi, Atatürkçü adı altında yutturuldu, okulda heykeli olan boş bir büste döndürüldü.
Fikirleri çarpıtıldı, gerçek Atatürk asla anlatılmadı, herkes Atatürk’ü kendi çıkarları için kullandı. Atatürk solcuydu dendi, Atatürk islâmcıydı dendi. Atatürk hümanistti dendi.
Atatürk oysa hiçbiri değildi. O onların kalıplarına asla uymayacak biri. Ve Atatürk uymakta zorunda değil. Çünkü o Atatürk, Türk ırkının yüce kurtarıcısı.
Atatürk’ün kendi fikirleri var, bunu kemalizmle adlandırıyoruz. Atatürk islâmcı değildi ama halkının dinine önem verdi.
Atatürk sosyalist değildi ama kendi yarattığı sosyalizmi, devlet sosyalizmi haline getirdi. Bu komünizmin sosyalizminden farklıdır.
Atatürk dogmatik dar görüşlere sığdırılacak biri değildir. Bir kalıptan bakılamaz.
Bugün Türk halkı ona çok nankörlük etmektedir.
Atatürk gibi biri başka bir ülkede olsa, büyük sevinçlerle büyük övgülerle anılır; adı ise köprülere şehirlere verilir, bütün dünyaya onu tanıtmak için filmler yapılırdı.
Türk milletini kurtarmak için çıktığı vapur maketleri her evde olur, millî bir sembol ilân edilirdi.
Türk milletini modernleştirmek için yaptığı çabalar dünyaya anlatılırdı.
Türk milletinin tarihine, diline verdiği önem nesiller boyu dilden dile geçerdi.
Türk milletini kurtardığı savaşlar en büyük çoşkularla kutlanırdı.
Ona küfür edilmezdi.
Ama burası Türkiye dostum. Ona küfür etmek artık komünistinde, siyasal islâmcının imanlarının ilk şartlarından sayılıyor.
Komünisti, komünist değil diye sövüyor. Milliyetçisi, milliyetçi değil diye. Komik yani. Sırf kendi kafalarında yarattıkları saçma fikirlere uymuyor diye küfür ediyorlar.
Türk milleti, Atatürk’e yaptığı bu nankörlüğün bedelini ödüyor.
Atatürk’ü savunan bir tek ben kalacağım sanırım!
Yorumlar
Yorum Gönder