Ana içeriğe atla

Nazi-Sovyet kıskacında Türkiye

Nazi-Sovyet kıskacında Türkiye

Türkiye’nin 2. Dünya Savaşı’ndaki rolü her zaman yanlış anlatılıyor. İşte bazı kendini bilmez komünistler ‘Türkler faşistler ile birlikteydiler!’, Nazi gelir ‘Komünistlerle birlikteydiler’ gibi sloganlar atarlar.

Aslında gerçek öyle değil. Nazi, Sovyet belgelerinde Türkiye’ye nasıl baskı yapıldığını ve Türkiye konusunda neler döndüğünü anlamamız lâzım.

Gelin şu belgelere bakalım:

Nazi ve Sovyet Antlaşmaları

Türkiye’yi baskı da tutmak:

(175–02–10–1939) Ribbentrop, Schulenburg’un Molotov ile görüşmesini ve Sovyetlerden İngiltere ve Fransa ile ittifak yapmaması için Türkiye’ye baskı yapmasını istemesini söylemektedir. Akabinde bunun gerçekleştirilmesinin Almanya ve Sovyetlerin yararına olacağını ve başka ülkelerin de İngiliz-Fransa cephesinden ayrılmasını sağlayacağını belirtmektedir.

On dokuzuncu belgede (183–03.10.1939) Schulenberg, Molotov ile yaptığı görüşmeyi anlatmaktadır ve Molotov’un Türkiye’nin tarafsızlığını sağlayacağına dair kendisine verdiği güvenceden söz etmektedir.” (1)

Hatta sonra Sovyetler Birliği, Almanya’dan güvence istiyor: “Moskova Büyükelçisi Schulenberg, Molotov’dan Türkiye’nin tarafsızlığını sürdürmesi için etkide bulunmasını istediğini ve Türkiye’nin Müttefiklere yardım etmesi önlemek için Boğazların kapatılmasının Sovyetlerin Türkiye üzerindeki etkisini Almanya’nın lehine kullanacağına dâir söz vermiştir.” (2)

Sonra Sovyetlerin, Almanya’dan Türkiye’yi (daha doğrusu Boğazları) istediği ama Hitler’in ise bunu reddettiğini bundan dolayı ise Şükrü Saraçoğlu’nun ise bundan dolayı Almanya’nın Türkiye büyükelçisi Papen aracılığı ile teşekkür etmiştir.” (3)

Dışişleri Bakanı Menemencioğlu’nun ise bu olaya tavrı şöyledir:

On altıncı belgede (231–28.03.1941) Papen, Menemencioğlu’na Rusların Üçlü Pakt’a katılmak için Boğazlardan üs istemelerini Hitler’in reddettiğini açıkladıktan sonra bunun Türkiye açısından önemini anlatmaya çalışmıştır.

Bunun üzerine Menemencioğlu, politikada iki ülke eski dostluğundan değil, iki ülkenin gerçek çıkarlarından söz etmek gerektiğini belirtmiş ve Almanya’nın Boğazlarla ilgili Rus isteklerini yerine getirmesinin her şeyden önce kendi çıkarlarıyla bağdaşmayacağını anlatmıştır.

Almanya buna izin verdiği takdirde ise Sovyetlerin Almanya’nın güney kanadını saracağını, bunun da hiçbir şekilde Almanya’yı zafere götürmeyeceğini ifade etmiştir.

Bu suretle Almanya’nın Boğazlar konusunda Türkiye lehinde hareket etmesinin Türkiye’nin politik görüşünü değiştirmediğini, sonuçta savaşın hiçbir tarafın topyekûn zaferiyle sonuçlanmasını istemediklerini belirtmiştir..” (4)

Bu belgeler bile yeterlidir. Nazi ve Sovyet baskısının Türkiye üzerindeki etkisi hakkında.

Sovyetlerin, Nazilerin yanında katılma şartı olarak Bulgaristan ve Boğazları istemesi buna en büyük kanıttır. Deliller hâlâ mevcuttur ki dönemin hükûmetine bu deliller bizzât Hitler tarafından gönderilmesi talep edilmiştir.

Neymiş efendim, ‘Türkiye faşistti! Türkiye öyleydi böyleydi!’ diyorlar ama kendileri faşist asıl!

Almanya, sonradan Türkiye’yi yine tehdit ediyor hattâ Sovyetlerdeki Türk ırkdaşlarını kurtarılması hakkında yazı yazıyorlar fakat dönemin hükûmeti Stalin gibi bir diktatör ve câni bir adamın Rusya’daki Türklere soykırım yapacağını bildiği için Türkiye bunu reddediyor.

Yani yine size yaramış komünistler!

Asıl siz canavar dediğiniz adamın yanında olmaya çalışıyordunuz!

Polonya’yı paylaştığınız gibi Türkiye’yi de paylaşmak istediniz ama Alman çıkarları buna izin vermeyip Türkiye’ye delilleri yolladı diye kudurmayın.

Bide, Nazi ve Türkiye arasındaki ticaret hakkında durmadan ‘Türkiye nazilerle ticaret yaptı’ algısı yapıyorlar. Bu salak saçma bir tez.

Türkiye bu noktada, Sovyetlerin amacını öğrendikten sonra ‘Evet ya Sovyetler topraklarımızı almak istedi ne mutlu ya’ mı dicekti? Tabiî ki Almanya’ya dönüp ‘Sovyetlerin yenilmesinden memnuniyet duyarız’ dediler.

Türkiye ise tabiî ki daha çok ona yaklaşmaya çalışan Nazileri her hâlükarda reddetmiştir. Şu başlıklar altına toplayabiliriz:

  • Eğer onlara katılırsak, Adaları vereceklerdi.
  • Sovyetlerdeki Türklerin uyanışı sağlanırsa, Rusyada bir Nazi güdümlü Türk devleti.
  • Alman savaş teçhizatlarının geçişi hâlinde, Türkiye’ye hediyeler (Ege adalarından biri).

gibi şeyler sayılabilir. Bunlardan sonra Nazilerin talepleri say say bitmez. Fakat Türkiye gene de, kendisini işgâl etmesini teklif ettiği Sovyetlere karşı bile iyi davranmıştır.

Öyle bir ırkız!

Sovyetler, Nazilerle bir olup bizi işgâl edeceklerdi ama Naziler Sovyetleri işgâl etti!

Milyonlarca Sovyet askeri cephede öldü.

Bizim komünistler ise cahil olduğundan pek bunları bilmezler. Ama atıp tutarlar.

Bide neden tek kaynak kullandım diye soracaklar olursa, bu kaynak zâten kendisi direkt resmî bilgilere dayanıyor.

NOTLAR:

(1) Sezen Kılıç, Hitler’in Gizli Dosyalarında Türkiye, İlgi Kültür Sanat Yay., s. 64.

(2) Aynı eser, 66.

(3) Aynı eser, 70, 71.

(4) Aynı eser, 71.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yıldırım Beyazıd ve Emir Timurlenk Savaşı

YILDIRIM BEYAZID VE EMİR TİMUR LENK SAVAŞI Ankara Savaşı (28 Temmuz 1402) Cengiz Han'ın vârisi olma iddiası ile çıkan Emir Timur. Beyazı'dın egemen olmasını kabul etmiyor. Onu küçümsüyor. Timur'un tahtını ele geçirmek için isyan başlatan   ve Timur Hindistan seferinden gelince bizzat kendisi tarafından kovulan Diyarbakır Beyi İlhan Ahmet Celâyir, Osmanlı'ya sığınmıştı. Epey Timur ve Beyazıd'ın arası gergindi. Fakat Timur kendi ırkından, dininden olan Osmanlı’ya saldırmak istemiyordu.   Timur’a tabî olan Mutahharten’ın ailesini Bursa’ya esir olarak gönderen Beyazid ile Timur’un arası açılmıştı.   “ Timur, kendisini sadece dünya üzerinde ulaşabileceği yere kadar hırsını doyurmak için Allah tarafından gönderilen “Allah’ın kulu” olarak değil, Türk halkının da gerçek ve tek temsilcisi olarak görüyordu. Yörüklerin bol paçalı şalvarları içinde, başında yüksek keçe başlığı ile tam bir Türk gibi giyinirdi.. Sarayı’nda sadece Türkçe konuşulur ve Türkçe yazı yazılır...

Filistin’in iki yüzü: PKK ve ASALA

  Filistin’in iki yüzü: PKK ve ASALA Diyeceksiniz ki: “ Ama insanlar ölüyor, yazık değil mi! Ne acımasızsın! ” falan filan.. Hayır efendim, hayır! Elbette çocukların ölmesine üzülüyorum, bende bir insanım lâkin FKÖ’nün eğittiği PKK’nın kaç Türk çocuğunun canını aldığını ez mi geçiceğiz? Burada Suriye’nin PKK’ya verdiği desteği yazmayacağım çünkü zâten blogu’mda “ Sosyalist Bedevî: Esad ailesi, atalarının izinde ” diye bir yazı yazıp detaylıca anlatmıştım. Ayrıca FKÖ’nün kurucularından ve Filistin devlet başkanı Mahmut Abbas hakkında da burada bahsetmeyeceğiz. Çünkü daha önce bahsetmiştik, bakınız: “ Solcu bir Bedevî: Mahmud Abbas ” Gelgelelim, Filistin ve PKK ilişkilerine, şöyle anlatayım: PKK, Suriye-Filistin-Lübnan kampların’da eğitim görmüştü. PKK, Suriye Hükûmeti tarafından Bekaa Vadisi’ne yerleştirilmişti. Burada yetişmişler burada militanlaşmışlardı. Bizzat büyük Türkiye dostu (!) Yaser Arafat tarafından desteklenmişlerdi. (1) İsrail’e karşı operasyonlar da kullanılmışla...

Kürtler ve Medler

KÜRTLER VE MEDLER Kürt Tarihçilerin çoğu kendini Medlere dayandırır. Kürt dilinin gelişmesinde Medlerin rol oynadığını söylerler. (Minorsky - Kürtler, İslam Ansiklopedisi, VI. cilt, s. 1089-1114) Ve Medlerin torunlarıdır. (Amir Hassanpour - Kürdistanda Milliyetçilik ve Dil; s. 120.) » Kürtlerin tek kurduğu ulusal devlet olarak Medler İmparatorluğunu kabul ederler. (Wadie Jwaideh - Kürt Miliyetçiliğinin Tarihi , Kökenleri ve Gelişimi, s. 17.) » Ve bazı Kürt Tarihçilerde şöyle savunur: “bütün tarih boyunca Medleri Kürtlerden ayrı gösterecek bir hadise bulamazsınız.." (Zinnar Silopi - Doza Kurdistan; s. 9.) » Medler proto-Kürt’tür. (Philip Kreyenbroek & Christine Allison - Kürt Kimliği ve Kültürü, s. 25.) » “Dolaylı değil doğrudan Kürtlerin Medlerle bağlantıları vardır.” (Ali Hüseyin Kerim - Balkan Yarımadasında Kürtler, s. 49.) Medlerin İmparatorluğunu yıkan, Perslerdi. (William Aegleton - Mehabad Kürt Cumhuriyeti; s. 18.) Ve şunu söylemektedirler: Medler yıkıldık...