Konuya Dışişleri bakanımız Hakan Fidan’dan başlamak istiyorum.
“Soru: bir süredir Türkiye’ye füze fırlatılmıyor. Arka planda nasıl bir diplomasi yürütüldü?
Hakan Fidan: Cevap vermek zorunda mıyım?” (A Haber Röportaj Canlı)
Kendisi soruya yüzeysel yanıt verip geçebilirdi. Kendisi koskoca bakan, bize hesap vermesi, Türk milletinin huzurunda saygısızlık etmemesi gerekirdi.
Fidan sonrasında şöyle açıklama yapıyor: “Krizin uzaması hâlinde bölgede İran karşıtı daha geniş bir koalisyonun oluşması kaçınılmaz görünmektedir.” diyor.
Trump, Syn. Cb. R.T.E hakkında şöyle dedi: “Türkiye şahane bir ülkeydi. Onlardan istediğimiz şeylerin dışında kaldılar. Erdoğan harika bir lider.”
Yani Türkiye’yi istedikleri şeyin dışında tutuyorlar, Türkiye’ye yapma diyorlar, Türkiye yapmıyor. Türkiye’ye savaş var gel İran’a gireceğiz derlerse Türkiye ‘tamam’ diyecek.
Türkler ne zaman geçecek ‘SENİN İÇİN ÖLDÜM’ romantizminden!
İlk olarak Kırım Savaşı’nda Osmanlı, İngiliz-Fransız ittifakı için kendi canını tehlikeye atıp, batılılar için ölmüştür.
Savaşı özet geçmeyeceğim ama amaç burada Avrupalı Devletler Konseyine üye olmaktı.
Osmanlı askerleri Avrupa için ölüyor, Avrupa’nın en büyük iki düşmanı birbirini zayıflatıyordu.
Daha o zamanlar batılı devletler Rusya’yla antlaşmalar yapıyor, Osmanlı’nın kuyusunu kazıyorlardı.
Türklerin onlar için ölmesi asla yetmemişti, yok etmeleri gerekiyordu!
Abdülmecid bu savaşlardan sonra madalyalar bastırdı.
O iki madalyanın üstünde şunlar yazıyordu:
1853 Sinop Baskını anısına “Senin için öldük Avrupa”
1854 Silistre anısına: “Senin için yendik Avrupa”
Namık Kemal’in “Vatan yahut Silistre” eserini anmak gerekir. Bu konuya değinmişti..
Bu yazıları 30 Mart’ın gecesi yazdım. Ne hikmetse Akşam vakti İran’dan Türkiye’ye gelen bir füze 4. kez imha edildi.
Hem de Syn. Fidan o açıklamayı yaptıktan sonra.. Türkiye’yi ya kasıtlı savaşa sokma eğilimi taşıyorlar, ya da füzenin rota saptı.
Konumuza devam edelim.
Türkler, Almanların çıkarları için öldü I. Dünya Savaşı’nda. Alman komutlar daha o zamanları Arap aşiret reisleriyle anlaşıyor, Türk’ü arkadan bıçaklamanın yollarını arıyorlardı.
Kendi çıkarları için Türk askerlerini cepheye sürüyorlar, Türk askerine komutanlık eden Alman komutanlar ise yanlış yönlendirmeler yapıyorlardı. Atatürk ve onun gibi komutanlar, Alman komutanların bu durumunu fark etmişlerdi.
“ÇIKARLARIN İÇİN ÖLDÜK ALMANYA!” diyorduk.
Maalesef, Almandan bile Almancı piçler bunları inkâr edecektir.
Kore harbi.. İki dev arasının oyuncak sahasında savaşmalarıydı.
Menderes hükûmeti, Türkiye’yi NATO’ya sokacağız diye binlerce Türk askerini sahaya sürdü.
Türkler ırkının evlatları, dünyanın öbür tarafında başkasının savaşı için, hiç bilmediği bir coğrafyada savaştı.
“SENİN İÇİN ÖLDÜK AMERİKA” dedi Türkiye!
Sonucu ne oldu? Amerika, Kıbrıs’da Türk ırkının evlatları ölürken gıkını çıkarmayı bırak, hükûmetimizi tehdit etti. Kıbrıs çıkarması yapıldıktan sonra Türkiye’ye durmaması hâlinde müdahale edeceklerini söylediler. Kıbrıs Barış Harekâtı böylece uğrunda öldüğümüz Amerika’nın ihanetiyle sonuçlandı.
Kırım Harbinde Avrupa’nın geleceği için ölen Türkler, ölüm kalım davası verirken Yunanlılara ve Rumlara en büyük desteği Avrupa verdi. Ayrıca Güney Kıbrıs Rum Yönetimini Avrupa’ya alarak Türkiye’ye meydan okudu.
Almanya ise Türkiye’yi arkadan bıçaklamanın yollarını aradı. Daha II. Dünya Savaşı’nda bile Türkiye’yi bölme planları yapan Almanlar, sırf kendi çıkarları el vermiyor diye Sovyetlere karşı geldiler. Bize sevgilerinden değil.
Türkler bu aşağı ırklar için ölse bile onlara yaranamazdı. Hattâ bu aşağı ırklar onu öldürmek için her zaman Türk’ün düşmanını desteklerlerdi.
Bize barbar, hain, ikiyüzlü diyen Batı devletleri, ahlâk yoksunu, aşağı ırklardır.
Yorumlar
Yorum Gönder