Sağcı ve solcu aynı ülkenin atmosferinde büyüyüp, aynı kültüre mensup, aynı işçinin çocuğu, aynı ırkın evladı, aynı suyu içmiş, aynı zorlukları yaşamış, aynı sistemde okul okumuş kişiler.
Ama gel gör ki, biri kültür deyince, biri de işçi hakkı deyince kafayı yiyor. Kendisi babasının, annesinin ezildiğini hattâ kendisinin bile ezildiğini sırf ideolojik sapkınlıklarından dolayı göremiyor.
İşçi hakkı deyince, komünizm, sosyalizm anlayan insanlardan ne beklenir ki?
Kültür deyince muhafazakarlık diye anlayanlardan ne beklenir ki?
Biz burada kapitalizm veyahût sosyalizm eleştirisi değil, halkın kendine öz nefretini konuşuyoruz.
Adam elitlere bakarak kendini elit sanıyor. Elitler Türk değil mi?
Onlar kendilerini Türk görmüyor, zâten çoğunun soyu Türk değil. Türk olanlar bile kendini Türk değil, Avrupalı olarak görüyorlar.
Avrupalılar onlara bakınca götüyle gülüyorlar ama “onlar avrupalıyız” diyorlar.
Asla Avrupalı değilsiniz, siz kendi kültürünüze öz nefret besleyen, başka bir ırka teslim olan insanlarsınız.
Tabiî insanlar başka medeniyetlere özenebilir bu olanağın bir durumdur ama “Avrupalıyız”, “Arap’ız” gibi şeyler kurmak hainliktir. İkiyüzlülüktür. Elitlik değil, ezikliktir.
Ve şu bir gerçektir, Türk devleti ne yanlış yaptı da neyi dayatamadı, nerede Türk adının havalı, medenî, güç gösteren bir şey olduğunu empoze edemedi?
Avrupalı demek, havalı ve medenîydi. Avrupalı demek, rahat yaşam, güzel kaynaklar, işçi hakları, vs.. Diye özetleyebiliriz.
Avrupalı bu rahat yaşama erişimi olan kişi. Türk öyle mi? Hayır. Belki bunun etkisi büyüktür.
Ama şu da bir gerçek, Türkler millî bilinç konusunda geri bir millet.
Millîyetçi falan değiller. Bir millîyetçilik var ise o da kör bir millîyetçilik anlayışı.
Tamamen halktan kopuk, dinî ve kapitalist anlayışın sarmaladığı, en üst hiyararşi de batının parmağının bulunduğu bir millîyetçilik.
Oysa Türk’ün ilerlemesi, kendi millîyetçiliğiyle ancak olmalıdır.
Türk ırkının ilerlemesi ve yükselmesi buna bağlıdır.
Türk milleti, Atatürk’ün reçetesiyle gitmelidir. Türk ırkının ilerlemesi, ancak yeni ilimlere entegrasyonla başlamalıdır.
Bilim ve ilim neyse almalıdır. İşçisini ezmemeli, iş sahibine gerekli destek verilmeli, gerekli büyüme ortamı sağlanmalı, Türkiye için gerekli ekonomik şartlar oluşturulmalıdır.
Bazıları hâlâ soğuk savaş dönemi komünizm ve sosyalizm propagandası yapıyor. Bunlar asılsızdır. Ama şu bir gerçektir, Türk devleti sosyal bir devlettir, sosyalist bir çizgideydi ama bu sosyalizm sol değil, kemalist bir sosyalist çizgisiydi.
Bu ülkede, sosyal çürüme, kurnazlık gibi şeylerden birbirini kazık atmaya çalışmasa, dürüst ve onurlu olsa, haklarını insanlara teslim etseler zâten ülke bir rayına oturacaktır.
Peki diyeceksiniz “Kötü olmayacak mı hiç, hayal görme!” doğru. Olacak her zaman ama sen gidip işçiye zulüm edersen, o işçi günün sonunda hem psikolojik hem maddi olarak ezilmişliğin verdiği hisle çalışmayacaktır. Gerçek verimini vermeyecektir.
“Hadi ama erkek adam aşağılanır! Bunlar gerçek hayat için geçerli değil!” diyenlerin babaları pezevenk olduğu için aşağılanmaya alışmışlar.
İşçi işini yapıyorsa, bırak hakkını ver. Bide işçiler tehdit ediliyor, aşağılanıyor ve hor görülüyorlar.
Yorumlar
Yorum Gönder