Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nankörlük. (Suriyeli Mülteci’nin Atatürk heykeline saygısızlığı)

  Nankörlük. (Suriyeli Mülteci’nin Atatürk heykeline saygısızlığı) Düşünün: Bir Suriyeli mültecisiniz. Savaştan kaçmışsınız ve o savaştan kaçtıpta sığındığınız ülkenin kurtarıcısı ve kurucusu olan bir kişinin heykelinin üstüne çıkıp, sanki büyük bir mârifetmiş gibi poz veriyorsunuz saygısızca. Ayrıca bu saygısızlık yapıp, heykelinin üstüne oturduğunuz kişi zamanın da sizin ülkenizi ecnebîlere karşı korumuş biri. Ayrıca zamanın da ülkenizin bir parçası olduğu Osmanlı İmparatorluğu’nun padişahı’nın yâveriydi. Atatürk Heykeli’nin üstüne çıkan Suriyeli Mülteci. Atatürk’ün 21/22 Aralık 1937'de Suriye Başbakanı ile yaptığı konuşmadan örnekler: Meselâ Atatürk, Suriyelileri savunmuştur: “ Fransızlar Suriyelileri adam yapmak istiyorlarmış. Fakat evvela kendileri adam olsunlar. Suriyeliler zeki, modem ve nazik insanlardır. Fransızların terbiyesine ihtiyaçtan yoktur. Suriyeliler böyle düşünmelidirler. Ben Suriye’yi bilirim. Gençliğimde Şam’da bulundum. Sürgün olarak, Abdülhamit zamanında...

Seçim basiretsizliği ve Atatürk’ün Önemi

  Seçim basiretsizliği ve Atatürk’ün Önemi Seçimin basiretsizliği bilinçli bir vatandaşın kaldıracağı gibi değil. Onlarca seçim kaybetmiş anamuhalafetinin başı, ancak Türkiye’nin düştüğü kötü durumla beraber ancak seçilme imkânı edinmiştir. 2 seçkin ve popüler aday varken kendisi adaylığının dayatması da, ilk defa eline bir umut geçmesindendir. Halkın en temel sorunlarını, günlük siyaset malzemesi gibi kullananlar; bunu sanki büyük bir şeymiş gibi birde övüne övüne, yaylana yaylana söylüyorlar! İktidarın en büyük sorunları görmezden gelip, ana muhalafet partisininde bunu sanki; millete bir nimet, millete bir sadakata gibi, büyük bir başarıymış gibi sunmasıda, onların iktidar kadar kibirli olduğunu gösteriyor. Ana muhalafetin ilk defa seçim kazanma olasılığı yüksekte olması, ana muhalafetin hâl ve tâvırlarını da etkiledi. İktidar partisi ise CHP’nin her zaafını kendi lehine çevirerek, siyasetini gayet iyi sürdürüyor. Fakat unuttuğu bir şey var; ekonomi. Ekonomi halkı ilgilendiren en...

Türkler olmasaydı, ‘Allah’ adı var olmazdı.

Türkler olmasaydı, ‘Allah’ adı var olmazdı. Birileri çıkıp, “ Allah bizi sınıyor ” diyor. Peki niye bizi sınasın? Diğer zengin Müslüman ülkeler dururken, Müslümanları (sözde) katleden İsrail devleti dururken, refâh içerisinde yaşayan Hristiyanlar varken, Neden “ Türkiye ”? İşte konu bu! Bizle dalga geçiyorlar. Allah’a biz ne yaptıkta bize böyle felâketler yollasın? Terör Sorunu, Yangın, Ekonomik Kriz, Deprem, Sel vs.. Bazı hocalarda çıkmış Halil Konakçı gibi, Türklerin en acılı günlerinde “ Günahlarınıza kefâret ” diyor. Bu hocayı da herkes alkışlıyor. Biz sosyal medya’da bir şey yazarken, paylaşırken o acıyla ne dediğimize dikkat ederken; bu hoca, halkla dalga geçiyor, alay ediyor! Bakın sözlerine: “ Bu bize toplu halde kefaret olacak. Bu deprem, bu acılar, bu kayıplar, bu tahammül edilemez yokluklar, günahlarımıza kefaret olacak ve İslam’ın galibiyetine bizi daha hızlı götürecek. ” (YeniçağGazetesi, 11 Mart 2023) [Sesli konuşmasını, Youtube’dan bulabilirsiniz.] Bu söze ne denir ...

Akşener niye haklı?

Akşener niye haklı? Fanatik Kılıçdaroğlu CHP’lileri, Akşener’e saldırırken aslında savundukları tezler çok saçma. Eğer Ankara ve İstanbul Büyükşehir Başkanları aday olmazlarsa, zâten iktidar tarafından ezilen bu Belediye Başkanları, istifa edip aday olurlarsa aslında merkezî hükûmet kendileri olacaklar. Yani AKP’nin baskısından kurtulacaklar. Akşener niye haklı? Konuşmaları mantıklı. Anketlerde Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’nun oy oranları yüksekte çıkmakla beraber, halk arasında özellikle gençler arasında en tercih edilen liderler. Kılıçdaroğlu genel başkan rolünde aday olmak istiyor fakat çok seçim kaybeden ayrıca yaşlılığı ve halktan aldığı tepki dolasıyla pek sevilmeyen biri. Akşener’in sözleri şunlar: “ Cumhuriyetimizin yıpratıldığı değerleri için, tarumar edilen demokrasimiz için, paranga vurulan hürriyetimiz için, büyük bir mücadele verirken ”, “ Milletlerin talebini hiçe sayanlardan değil ”, (Mansur Yavaş ve İmamoğlu’na çağrı yaparak): “100. Yıl önce olduğu gibi bu günde v...

Türkçülük Akımında Birleştirici Figür: Cengiz Han

Türkçülük Akımında Birleştirici Figür: Cengiz Han Cengiz Han, Türk Tarihî içerisinde her zaman birleştirici bir güç olarak kaldı. 19. Yüzyılın sonlarında Türk Tarihi araştırmaları hız verirken, en çok göze çarpan Cengiz Han Figürüydü. Çünkü Cengiz Han korkulan bir hükümdardı. İslâmcılar ve Türkçüler arasındaki en temel fikir ayrılığı da burada kopukluk gösteriyordu. Cengiz Han’ın önemi, Türk-Moğol-Tatar halklarını ve tüm Türkleri tek bir bayrak altında birleştirmesiydi. Cengiz Han’ın aslında tarihsel kişilliği aslında burada başlamaktaydı. Çünkü o birleştirici bir ata figürüydü. Başta Yusuf Akçura olmak üzere, Ziya Gökalp, Ahmed Ağaoğlu, Rıdvan Nafiz gibi aydınlar; şiirlerinde, konferanslarında ve yazılarında Cengiz Han figürünü işlediler. (1) Türk Tarihînde “ Cengiz Sorunu ” Cengiz Han, Osmanlılar ve İslâmcılar için her zaman eleştirilen bir hükümdar olmuştur. 19. Yüzyılın ikinci yarısına kadar ders kitâplarına adı girmeyen bu hükümdar, Cumhuriyetle birlikte ivme kazanmıştır....

"mernis dataları"nın çalınmasının siber zorbalığa katkıları

“mernis dataları”nın çalınmasının siber zorbalığa katkıları Bildiğiniz gibi Mernis dataları 2010'larda çokça bahsedilen ama önemsenmeyen bir şeydi. Ama 2020'li yıllarda da datalar sızdırıldığı vâkit buna tepki baya büyük oldu. Bir devletin datalarının çalınması büyük güvenlik açığı olduğu gibi, uluslararası camiada da Türkiye dalgası konusu oldu. Tüm bilgilerimiz başkalarının elinde, internet ortamında; isteyen herkesin ulaşabileceği noktada. Bu noktada halkın güvenliği büyük derece tehlikeye girdi. Bakınız: “ Uluslararası haber sitelerinden edinilen bilgilere göre; geçtiğimiz pazar günü, 2010 yılından önce çalındığı düşünülen yaklaşık 50 milyon vatandaşa ait temel kimlik bilgilerini içeren 7 GB büyüklüğünde bir veri tabanı Romanya kökenli bir siteye yüklendi. Romanya merkezli siteden ise dünyanın dört bir yanına dağıldı. ” (“ 50 milyon vatandaşın kimlik bilgileri internette! ”, Sözcü, 6 Nisan 2016) Eski Başbakan Binalı Yıldırım’a göre önemsiz bir şeydi Mernis Dataları nın sız...

İktidar'ın Allah'la dalga geçmesi

İktidar’ın Allah’la dalga geçmesi Evet. Diyeceksiniz ki: “ Olur mu öyle şey! Onlar Müslüman, dinli imanlı, ehli sünnet, Osmanlı torunu ” falan filân. Hayır! Hayır. Sizin dininiz iktidarın umurunda değil. Önemli olan o din üzerinden sizi sömürmek. Sömürebilmek. Bakınız size birkaç tane örnek vereceğim. Diyecekler ki benim için: “ Ama sen Müslüman değilsin! Kâfir, zındık, müşrik! Yalan atma! Senin sözün geçersizdir, çünkü kâfirlerin lafına inanılmaz! ” falan filân. Neyse ki kanıtları var her şeyin. Yani bana inanmanıza gerek yok. Ben kanıtlarıyla sunuyorum. Her yazımda da kanıtlarıyla her şeyi temellendiriyorum. Ha kaynak yanlıştır, o yazıyı da silerim, özür yazısı da paylaşırım bunlar ayrı konu. *** Neyse konumuza dönelim, bakalım: Dolar yükseldiği için gelen tepkiler üzerine, Sayın Başkan Recep Tayyip Erdoğan: “ Onların doları varsa bizim de Allah’ımız var.” (Cumhuriyet, 10 Ağustos 2018.) Türkiye’deki “ açlık ” ve “ sefaletin ” sorumlusu Allah imiş: “ Rabbimiz Kuran’ı Kerim’de ‘Mu...